Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Dünya Kültür Mirası Koruma Bölgesi içinde yer alan ve “ekolojik hassas bölge” statüsü bulunan Kozak Yaylası, yeniden bir maden projesiyle gündeme geldi.
Fıstık çamlarıyla kaplı, antik kentlere ev sahipliği yapan yaylada açılması planlanan granit ocağı projesi, daha önce mahkeme kararıyla iptal edilmesine rağmen yeniden Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine alındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yargı kararının ardından proje için yeni bir ÇED sürecinin başlatıldığını duyurdu.
Bakanlık ilanına göre; İzmir’in Bergama ilçesine bağlı Terzihaliller Mahallesi sınırları içinde bulunan ruhsat sahasında, Kocaeli merkezli BAKİ Beton Yapı Elemanları İnşaat Şirketi tarafından açık işletme yöntemiyle granit ocağı kurulması planlanıyor.
21 YIL FAALİYET ÖNGÖRÜLÜYOR
Toplam 85,15 hektarlık ruhsat alanında bugüne kadar herhangi bir madencilik faaliyeti yürütülmezken, projenin 3,114 hektarlık bölümü ÇED kapsamına alındı. Proje alanı Hacıbozlar Mahallesi’ne 2,9 kilometre, Terzihaliller Mahallesi’ne ise 3,6 kilometre mesafede bulunuyor. En yakın yerleşim yeri olan Hacıbozlar Mahallesi’ne kuş uçuşu mesafe ise yaklaşık 2,2 kilometre. Taş ocağının işletme süresi 21 yıl olarak planlandı.
DAHA ÖNCE MAHKEMEDEN DÖNDÜ
Söz konusu proje daha önce yargıya taşınmış ve mahkeme, çevresel etkilerin yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle “ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal etmişti. Kararda; rezerv hesaplamalarının sağlıklı yapılmadığı, üretim ve pasa döküm planlarının Proje Tanıtım Dosyası’nda yer almadığı, toz emisyonu, su kullanımı ve atık miktarlarının gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.
BİLİRKİŞİDEN OLUMSUZ GÖRÜŞ
Ayrıca proje alanının tamamının birinci derece orman yangınına hassas sahada kaldığı, koru orman bütünlüğünü bozacağı, faunanın korunmasına ve yangın riskine ilişkin önlemlerin yeterince açıklanmadığı, tarımsal etkilerin ise sayısal verilerle ortaya konulmadığı ifade edilerek işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldı.
ORMAN VE TARIM ALANINDA
Proje sahası, İzmir–Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “Orman Alanı” ve “Tarım Arazisi” kullanımında kalan bölgede yer alıyor.
“ENDİŞELİYİZ”
Köylülerin avukatı ve CHP’li meclis üyesi Serdar Sinan, şirketin iptal kararının ardından yeniden ÇED başvurusu yaptığını belirterek, bilirkişi heyetinde yalnızca jeoloji mühendisinin projeye olumlu görüş verdiğini hatırlattı. Sinan, “Böylesine kapsamlı bir yargılama ve bilimsel rapor ortadayken, bu ÇED sürecinin olumlu sonuçlanması mantıklı değil. Ancak geçmişte benzer örnekleri çokça gördük. Bu nedenle endişeliyiz. Önceki yargılamada ortaya konan tüm bilgi ve belgeleri idarenin bilgisine sunacağız” dedi.
Kozak Yaylası’nda yeni taş ocaklarına izin verilmemesi gerektiğini vurgulayan Av. Sinan, “Bakanlık, ÇED süreçlerinde kendi adını unutur gibi davranıyor. ÇED olumsuz kararlarının oranı yüzde iki-üçü geçmiyor. Mahkeme kararlarının gerekçelerinin çoğu zaman yok sayıldığını görüyoruz. Bu durum hukuk devleti inancını zedeliyor. Kozak’ta zaten çok sayıda işletme var ve çevresel yük fazlasıyla aşılmış durumda. Bu nedenle artık Kozak üzerinde hiçbir şekilde yeni taş ocağına izin verilmemesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
“BİLİRKİŞİ RAPORLARI ORTADAYKEN BU SÜREÇ REDDEDİLMELİYDİ”
Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, mahkeme kararına rağmen proje için yeniden ÇED süreci başlatılmasına tepki gösterdi. Engel, bilirkişi raporlarının projeye açık biçimde karşı olmasına rağmen Bakanlığın bu yönde adım atmasını eleştirerek, “Bakanlık nasıl bir değerlendirme yaptı, hangi talimatla hareket etti, anlamak mümkün değil. Bilirkişi görüşleri ortadayken bu sürecin baştan reddedilmesi gerekirdi” dedi.
“KOZAK, KORUMA STATÜSÜNE RAĞMEN MADENCİLİĞE AÇILIYOR”
Kozak Yaylası’nın yakın zamanda üçüncü derece doğal SİT alanı ilan edildiğini hatırlatan Engel, bu statünün her ne kadar beklentileri tam karşılamasa da bir koruma rejimi anlamına geldiğini vurguladı. Buna rağmen, UNESCO tarafından ekolojik açıdan hassas bölge olarak tanımlanan Kozak Yaylası’nın madencilik faaliyetlerine açılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“KÖYLÜLER KAZANILAN DAVAYA SEVİNEMEDİ”
Son günlerde köy muhtarları ve bölge halkıyla yoğun görüşmeler yaptıklarını belirten Engel, kazanılan davaya rağmen köylülerin ciddi bir hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Engel, “İnsanlar haklı olarak tepkili. Sevinmeleri gerekirken, yeniden başlatılan ÇED süreciyle umutları gölgelendi” diye konuştu.
TERZİHALİLLER TAŞ OCAKLARIYLA ÇEVRİLDİ
Özellikle Terzihaliller Mahallesi’nin taş ocaklarının en yoğun baskısına maruz kalan yerlerden biri olduğuna dikkat çeken Engel, başlangıçta birkaç ocakla başlayan sürecin zamanla köyün neredeyse tamamını çevrelediğini belirtti.
“SOLUDUĞUMUZ HAVADA BİLE TAŞ OCAKLARININ İZİ VAR”
Taş ocaklarından yayılan toz ve partiküllerin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını vurgulayan Engel, üçüncü derece doğal SİT statüsüne rağmen koruma ilkelerinin fiilen yok sayıldığını ifade etti.
“ÇEVRE BAKANLIĞI DOĞAYI DEĞİL SERMAYEYİ KORUYOR”
Henüz kısa süre önce kazanılmış bir yargı kararı varken yeniden ÇED süreci başlatılmasının çevre açısından büyük bir yanlış olduğunu söyleyen Engel, Çevre Bakanlığı’nın doğayı korumak yerine sermayeye alan açan bir yaklaşım sergilediğini dile getirdi
“KOZAK SAHİPSİZ DEĞİL”
Kozak Yaylası’nı savunmayı sürdüreceklerini belirten Engel, “Bu toprakların gerçek sahipleri orada yaşayan köylülerimizdir. Bergama, Ayvalık ve Burhaniye halkı da bu mücadelenin parçasıdır. Kocaeli merkezli bu firmanın bölgede kalıcı olması, köylülerin kararlılığı ve tepkisi nedeniyle mümkün görünmüyor. Kozak’ı köylülerle birlikte savunmaya devam edeceğiz” dedi.