CHP Hakkâri İl Başkanı Suzan Duran Çakırbeyli ve il örgütü yöneticileriyle birlikte, sokağın nabzını tutan Yücel, ilk gün Hakkâri Sanayi ve Ticaret Odası, Hakkâri Esnaf Odaları Birliği, Esnaf Odası, Şoförler Odası ve Muhtarlar Derneğini; ikinci gün ise KESK ve DİSK’in Hakkâri Şubelerini ve Hakkâri Bedensel Engelliler Derneğini ziyaret etti. Ardından sokakta vatandaşlarla bir araya gelen, esnafın derdini dinleyen Yücel, şunları söyledi;
CHP’Lİ YÜCEL VE HAKKÂRİ İL ÖRGÜTÜ SOKAĞIN NABZINI TUTTU…
“İki gün boyunca Hakkâri’de İl Başkanımız Suzan Çakırbeyli ve il örgütümüzle birlikte sahadaydık. 27 gündür heyelan altında kalan karayolunu, musluklardan akan çamurlu suları, uçak inmeyen, kullanılmayan Yüksekova Havalimanını, ekonomiyi, hayat pahalılığını ve işsizlik nedeniyle en üretken çağlarında en güzel günlerini kahve köşelerinde geçiren, geleceğe umutla bakamayan gençleri konuştuk. Hakkâri çok şey istemiyor. Sadece eşit yurttaşlık ve insanca yaşam istiyor. Hakkâri değer görmek istiyor. Gençlerimizin sesine kulak verdik. Onlara eşit, özgür ve demokratik Türkiye’yi hep birlikte, omuz omuza inşa edeceğimizi anlattık. İş kaygısı yaşamadıkları, düşünce özgürlüğünün olduğu, refah içinde bir Türkiye’yi gençlerimiz için inşa edeceğimizin, hiç bir ayrım gözetmeden, 85 milyon vatandaşımız için insan onuruna yaraşır yaşam koşullarını hep birlikte sağlayacağımızın sözünü verdik.”
Hakkâri saha çalışmaları sırasında, bölge halkına yaklaşık 1 aydır büyük mağduriyet yaşatan, heyelan sonucu kapanan Hakkâri - Van karayoluna da değinen Yücel, şunları söyledi:
“HAKKÂRİ 27 GÜN BOYUNCA KADERİNE TERK EDİLDİ”
“Hakkâri’de yaklaşık bir aydır, heyelan nedeniyle kapanan Hakkâri - Van karayolunun açılmaması, ulaşımın sağlanamaması nedeniyle büyük mağduriyetler yaşandı. Bu süreçte esnaf mal tedarik edemedi, yeri geldi temel gıda malzemeleri temin edilemedi, çöpler günlerce toplanmadı, Hakkari Üniversitesi bir dönem online eğitim verdi, musluklardan çamurlu sular aktı, halen de akmaya devam ediyor. Hakkâri halkı bu büyük mağduriyetleri yaşarken aynı süreçte Valilikten, Belediyeye, İl Özel İdaresinden Ulaştırma Bakanlığına kadar yöneticilerin ne kadar dertsiz, tasasız ve kayıtsız olduğuna bire bir tanık oldular. İktidara geldikleri günden bu yana, duble yol yapmakla övünen AKP iktidarının, bir kenti 27 gün boyunca kaderine terk ettiğine tanık oldular. Hayati tehlikesi olan acil hasta olsa ne yazık ki bu nedenle hayatını kaybedecekti. Olayın yaşandığı günden beri konuyu gündeme getiren başta İl başkanımız Suzan Duran Çakırbeyli’nin, Grup Başkan Vekilimiz ve İstanbul milletvekilimiz Gökhan Günaydın’ın, Kars Milletvekilimiz İnan Akgül Alp’in ve Diyarbakır milletvekilimiz Sezgin Tanrıkulu’nun çağrıları ve çabalarıyla, heyelan nedeniyle kapanan yola küçük bir by pass yapılarak 9 Mayıs Cumartesi günü itibarıyla ulaşım sağlanmaya başladı. Peki bu dokunuşun yapılması bu kadar zor muydu? Buradan yetkililere soruyorum; bu mağduriyet Hakkâri’ye neden yaşatıldı? Bölgede her zaman heyelan riski var. Neden kalıcı önlemler aşınmıyor? Hakkâri’yi diğer illere bağlayacak alternatif bir yola ihtiyaç var. 2 günlük programımızda görüştüğümüz tüm Hakkârili hemşehrilerimizin, STK’ların ortak isteği, bu alternatif yolun Berçelan güzergâhına yapılmasıdır.
Heyelan sırasında Avrupa Birliğinden 30 milyon Avro hibe desteği alan Katı Atık Entegre tesisi büyük zarar görmüş, kullanılamaz hale gelmiştir. Bu nedenle Hakkari’de çöpler toplanamamış, bu durum halk sağlığını ciddi bir şekilde tehdit edecek düzeye ulaşmıştır. Bu tesis yapılmadan önce zemin etüdünün uygun olmadığına dair raporlar olduğu ifade edilmektedir. Bu tesisin olumsuz raporlara rağmen, o bölgeye yapılması kararını veren yetkililerden hesap sorulacak mıdır?
Hakkari 21. yüzyılda, Cumhuriyetimizin 2. yüzyılında ne yazık ki kaderine terk edilmiş durumda. Kadim bir tarihi olan, hem yer üstünde, hem de yer altında sahip olduğu doğal kaynaklar ve zenginliklerle büyük bir turizm ve madencilik potansiyeline sahip olan Hakkari’nin makus talihini yenmesi işten bile değil. Yeter ki AKP iktidarı Hakkâri’nin sorunlarını ve ihtiyaçlarını görmezden gelmeyi bıraksın, sorumluluklarını yerine getirsin. Sandıkla kazanamadıklarını, halkın iradesini gasp ederek, demokrasiye darbe yaparak ele geçirenlerin devri de yakın zamanda sona erecek. Hakkari’ye de, memleketin dört bir yanına da bahar gelecek, demokrasi gelecek, insanca yaşam gelecek…”