Latmos’ta 'kül' isyanı!

Latmos’ta 'kül' isyanı!

Latmos’un eteklerinde, orman ve zeytinliklerle çevrili bir alanda planlanan kül depolama projesi, bölge halkının sert tepkisine yol açtı. Sofular Mahallesi’nde bir araya gelen köylüler ve çevreciler, projenin hem insan sağlığını hem de tarımsal üretimi te

A+A-

Aydın ve Muğla sınırları içerisinde yükselen, antik çağdaki adı Latmos olan Beşparmak Dağları’ndaki tehdit her geçen gün büyüyor. Latmos’un yanı başında yer alan ve kapladıkları alan gittikçe artan ocaklar, bölgenin tarihine, kültürüne, jeolojik yapısına ve canlı yaşamına geri dönülmez zararlar veriyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı peş peşe ÇED süreçleri başlatıyor. Son olarak Kipaş Holding bünyesinde yer alan Batı Kipaş şirketi başvuruda bulundu.
Şirket, Aydın’ın Söke ilçesi Sofular Mahallesi’nde “Kül Düzenli Depolama Tesisi” kurmak için izin istedi.

KÖYLÜLERDEN EYLEM
Projeye karşı bugün Sofular Köyü’nde çevre köylüler, Latmos Platformu, AYÇEP ve SÖKEÇEP’in katılımıyla bir eylem gerçekleştirildi. Yapılan açıklamada, 20 yıl boyunca her gün 384 ton külün dökülmesinin planlandığı alanın çevresinde zeytinlikler, sarıçam ve fıstık çamı ormanları bulunduğu belirtilirken, alana 1 kilometre mesafede Sofular ve Terziler mahalleleri, 2 ila 8 kilometre çevresinde ise Helvacı Mahallesi ile toplam 19 köyün yer aldığı vurgulandı.

Açıklamada, proje alanının orman ekosistemi, tarım alanları, yeraltı suyu havzaları ve yerleşimlere yakınlığı nedeniyle son derece hassas olduğu kaydedildi. ÇED Başvuru Dosyası’nda özellikle PM2.5 (ince toz) etkileri, ağır metal içeren külün uzun vadeli çevresel sonuçları, yerüstü ve yeraltı suyu izleme planları ile alternatif alan değerlendirmelerinin yetersiz olduğu ifade edildi.

Whatsapp Image 2026 01 10 At 14.43.09

Günlük 384 ton kül taşınmasının yaratacağı yoğun kamyon trafiği, toz ve gürültü gibi kümülatif çevresel etkilerin bütüncül biçimde ele alınmadığına dikkat çekilen açıklamada, kül depolanması planlanan parselin çevresindeki zeytinlikler ile sarıçam ve fıstık çamı ormanlarının köylülerin temel geçim kaynağı olduğu vurgulandı.

Zeytincilik, arıcılık ve çam fıstığı üretiminin bölge halkı için hayati öneme sahip olduğu belirtilirken, Yatağan Termik Santrali’nin kül depolama alanlarının yarattığı olumsuzluklar örnek gösterildi. Ayrıca Zeytincilik Yasası’na göre zeytinliklerin 3 bin metre yakınında bu tür tesislere izin verilmediği, proje alanının 3 bin metrelik çevresinde tapuda zeytinlik olarak kayıtlı çok sayıda parsel bulunduğu hatırlatıldı.

Bölgenin eğimli yapısının, geçmişte taşkınlara ve can kayıplarına neden olan Kisir Çayı’nın kollarını beslediği belirtilerek, şiddetli yağışlarda depolanan küllerin Kisir, Pamukçular, Sayrakçı ve Nalbantlar köyleri ile Büyük Menderes Nehri ve Söke Ovası’na taşınabileceği uyarısı yapıldı.

“ÇED SÜRECİ SONLANDIRILMALI”
Açıklamada, söz konusu tesisin kurulmasının Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin önleyicilik ve ihtiyatlılık ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek, projenin ÇED sürecinin hangi aşamada olursa olsun sonlandırılması çağrısında bulunuldu.

Köylüler, “Bu bölgede kül düzenli depolama tesisi istemiyoruz. ÇED sürecini yakından takip edeceğiz, yasal haklarımız çerçevesinde mücadele edecek, gerekirse dava açacağız” diyerek kararlılık mesajı verdi.

Whatsapp Image 2026 01 10 At 14.43.01

Yapılan açıklama şu şekilde:

Aydın ili Söke ilçesi Sofular Mahallesi sınırları kapsamında olup 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “Orman Alanı”, “Önemli Doğa Alanı” ve “Tarım Alanı”vasfı taşıyan,222 dönümlük 105 ada 39 no’lu parselde Batı KipaşKağıt Sanayi A.Ş.tarafından “Kül Düzenli Depolama Tesisi” kurulmasına yönelik ÇED süreci başlatılmıştır.

Fabrika ve Enerji Üretim Santrali’nde kömür, proses ıskarta(rejekt) atıklarının yakılmasıyla oluşan 384 ton/gün uçucu kül ve dip/yatak külünün(cüruf) kuş uçuşu yaklaşık 20 km mesafedekiSofular Mahallesi,105 ada 39 no’lu parselde inşa edilecek olan tesise kamyonlarlanakledilmesi ve depolanması planlanmıştır.

Yirmi yıl boyunca günde 384 ton atık kül dökülmesi planlanan bu alanın hemen çevresinde zeytinlikler, Sarıçam ve Fıstık Çamı ormanları, 1 km uzağında köyün Sofular ve Terziler mahalleleriyle 2 – 8 km çevresinde ise köyün Helvacı mahallesi ve 19 köy bulunmaktadır.

Whatsapp Image 2026 01 10 At 14.43.13

Söz konusu proje alanı; orman ekosistemi, tarım alanları, yeraltı suyu havzaları ve köy yerleşimlerine yakınlığı nedeniyle hassas bir bölgededir. ÇED Başvuru Dosyası, özellikle PM2.5 (ince toz) etkileri, ağır metal içerikli külün uzun vadeli çevresel etkileri, yerüstü ve yeraltı suyu izleme planının kapsamı ve alternatif alan değerlendirmesi konularında sahaya özgü, ölçülebilir ve denetlenebilir bilgilerin yeterli olmadığı yönünde ciddi endişeler oluşturmaktadır.

Ayrıca günlük 384 ton kül taşınmasının yaratacağı kamyon trafiği, toz, gürültü ve kümülatif çevresel etkilerin bütüncül şekilde değerlendirilmediği görülmektedir.

Kül depolanması planlanan 105 ada 39 no’lu parselin yakın çevresinde yer alan sarıçam ve fıstık çamı ormanlarıyla zeytinlikler bölgede yaşayanların üretim alanlarıdır. Zeytincilik, aracılık ve çam fıstığı üretimi köylülerin en önemli geçim kaynaklarıdır. Yatağan Termik Santrali’nin kül depolama alanları örneğinde olduğu gibi bu bölgedeki kül depolanması da çevredeki yaşamı ve tarımsal üretimi çok olumsuz etkileyecektir.

Zeytincilik yasası, zeytinliklerin 3.000 km yakınına böyle depolama alanlarının yapılmasına izin vermezken planlanan depolama alanının 3.000 m'lik çevresinde tapuda zeytinlik olarak tescillenmiş onlarca parsel bulunmaktadır. Depolanacak külün bölgedeki zeytin üretimini olumsuz etkilemesi kaçınılmazdır.

Whatsapp Image 2026 01 10 At 14.43.09-2

Oldukça eğimli olan arazi geçtiğimiz yıllarda taşkınlara ve insan ölümlerine neden olan Kisir Çayı’nınkolları olan dereleri beslemektedir, bu durum şiddetli yağmurlar sonrasındaki sel riskini arttırırken depolan küllerin Kisir, Pamukçular, Sayrakçı ve Nalbantlar köyleriyle Büyük Menderes Nehri ve Söke Ovası’na taşınmasına ve insan sağlığını da olumsuz etkileyecek olan çevre kirliliğine neden olacaktır.

Söz konusu alanda “Kül Düzenli Depolama Tesisi” kurulması Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin önleyicilik ve ihtiyatlılık ilkeleri ile bağdaşmadığı açıktır.

Hal böyleyken,projenin gerçekleştirilmesi ilgili mevzuat bakımından uygun olmayıp bakanlık tarafından “ÇED Olumlu Kararı” tesis edilmeden önceÇED sürecinin aşamasına bakılmaksızın sonlandırılması gerekmektedir.

Biz, çevrede yaşayan ve üretim yapan köylüler olarak bu bölgede “Kül Düzenli Depolama Tesisi” kurulmasını kesinlikle istemiyoruz, söz konusu projenin ÇED süreci sonlandırılması ve hiçbir zaman gündeme getirilmemelidir

Biz, söz konusu ÇED sürecinin yakın takipçisi olacağımızı, yasal haklarımız çerçevesinde projenin durdurulması için mücadele edeceğimizi ve gerekirse hukuk yoluna başvurup dava açacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

Bugün buraya gelip bize destek olan çevre köyler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülere çok teşekkür ederiz, bu destek önümüzdeki süreçteki mücadelemizde bizim için büyük dayanak olacak, yaşadığımız topraklara, yaşam ve üretim alanlarımıza, suyumuza ve havamıza hep birlikte sahip çıkacak ve koruyacağız.

Whatsapp Image 2026 01 10 At 14.43.10

PROJE HAKKINDA
Şirketin 105 ada 39 no’lu parselde kurmayı planladığı tesis, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “Orman Alanı” ve “Önemli Doğa Alanı” olarak tanımlanan bölgede yer alıyor. 222 bin metrekarelik parsel, tapu kayıtlarında “Fıstık Çamlığı” olarak geçiyor. Parsel ise Batı Kipaş’a ait.

Proje, Batı Kipaş’a ait kâğıt fabrikası ve enerji santralinde her gün oluşan toplam 384 ton uçucu kül ve dip külünün depolanmasını amaçlıyor. Şirket, şu anda bu atıkları yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki OYAK Çimento’ya taşıyor. Ancak artan maliyetler nedeniyle şirket, külü Söke’deki yeni alanda depolamak istiyor. Günlük 384 tonluk atığın depolanacağı alan için maksimum depolama kapasitesi 2 milyon 626 bin metreküp olarak planlandı.

KİPAŞ HOLDİNG KİMDİR?
Batı Kipaş’ın bağlı olduğu Kipaş Holding’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Mehmet Hanefi Öksüz yürütüyor. Holding, son olarak Aydın Söke’de kurduğu Türkiye ve Avrupa’nın en büyük kâğıt fabrikasıyla gündeme gelmiş, fabrikanın açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapmıştı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.