"Hayalet ağ" denizdeki canlılar için uzun yıllar tehlike

"Hayalet ağ" denizdeki canlılar için uzun yıllar tehlike

Kaybolan veya bazı balıkçılar tarafından denizlerde terk edildiği için kontrolsüz şekilde avlanmaya devam eden "hayalet ağlar" mavi sulardaki ekosistemi olumsuz etkiliyor.

A+A-

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Ayaz: "Bu ağlar 6 aydan 7 yıla kadar avlanmaya devam ediyor. Yakalanan balıklar kaldırılmadığı için onu yemeye başka canlılar geliyor. Onlar da ağa yakalanıyor, ölüyor. Deniz ekosistemini olumsuz etkileyen bir kara delik gibi"
Dalış eğitmeni Hamdullah Aras: "Ulaştıklarımızı topluyoruz. Ancak ulaşmadıklarımız var. İstilacı türlerden bahsediyoruz ama bunlar gösteriyor ki doğanın en büyük istilacısı insan"

Kaybolan veya bazı balıkçılar tarafından denizlerde terk edildiği için kontrolsüz şekilde avlanmaya devam eden "hayalet ağlar" mavi sulardaki ekosistemi olumsuz etkiliyor.

Balıkçıların, avlanırken kayalıklara taktığı için suda bırakmak zorunda kaldığı ağlar, literatürde "hayalet ağ" olarak isimlendiriliyor. Uzun yıllar akıntıyla yer değiştiren ve önüne gelen her canlıyı avlayan bu ağlar, kamu kurumları, gönüllüler tarafından toplansa da önüne geçilemiyor.

Denizden çıkarılıp üzerindeki ölü canlılara bakıldığında etkisinin daha da net görüldüğü hayalet ağlar, dalış turizmi için de risk teşkil edebiliyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Ayaz, AA muhabirine, ağların denizle buluştuktan sonra avlanmaya başladığını söyledi.

Kopması ve parçalanması durumunda bu ağların kontrolsüz olarak avlanmaya devam ettiğini belirten Ayaz, "Bu hayalet ağ olarak isimlendirilen ağlar 4 aydan 7 yıla kadar avlanmaya devam ediyor. Bununla ilgili araştırmalar var. Yakalanan balıklar kaldırılmadığı için onu yemeye başka canlılar geliyor. Onlar da ağa yakalanıyor, ölüyor. Deniz ekosistemini olumsuz etkileyen bir kara delik gibi." diye konuştu.

Gırgır ve trol ağı da koptuğunda bir bölgenin üzerini örttüğünü aktaran Ayaz, o bölgeyi balıklar için kullanılmaz hale getirdiğini, altında kalan canlıları da öldürdüğünü anlattı.

Ayaz, ıstakoz ve deniz böceklerinin avlanması için bazen dip avcılığı yapıldığını dile getirerek, bunun kontrollü hayalet avcılık olduğunu ve ekosisteme çok zarar verdiğini vurguladı.

Denizdeki hayalet ağların temizlenmesi gerektiğine işaret eden Ayaz, "Burada bir farkındalık oluşturulmalı. Ayrıca riskli bölgelerde ağ atımının yasaklanması gerekiyor. Örneğin kayalık bölgelerde kesinlikle atılmaması gerekiyor. Balıkçıların sahaları belirlenip bu sahalarda avlanma yapılmalı." ifadelerini kullandı.

İzmir Körfezi için 2004'te bir çalışma yaptığı bilgisini paylaşan Ayaz, bölgedeki balıkçıların büyük bölümüyle konuştuklarını ve bir kayıp ağ oranı belirlediklerini ifade etti.

Ayaz, çalışma sonucunda yaklaşık 280 kilometre ağın kaybolduğu bilgisine ulaştıklarını belirterek, "Bunlar denizlerdeki gizli tehlike. Bir şekilde önüne geçmemiz, engellememiz lazım." dedi.

Tek dalışta 200 metre hayalet ağ çıkardılar

Dalış eğitmeni Hamdullah Aras ise zaman zaman hayalet ağ temizliği için dalış yaptıkları bilgisini verdi.

Son dalışta da yaklaşık 200 metre hayalet ağ temizliği yaptıklarına dikkati çeken Aras, "Bütün dalış noktalarında temizlik yapıyoruz. Ne kadar temizlersek temizleyelim balıkçılar takılma riski yüksek olan yerlere bile ağ atıyor." şeklinde konuştu.

Aras, ağların üzerindeki kurşunların da denize zarar verdiğinin altını çizerek, "Ulaştıklarımızı topluyoruz. Ancak ulaşmadıklarımız var. İstilacı türlerden bahsediyoruz ama bunlar gösteriyor ki doğanın en büyük istilacısı insan. Takılma riskini bile bile bunu suya bırakmak açıklanamaz." değerlendirmesinde bulundu.

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.