Aysel ÇÖLTÜ

Aysel ÇÖLTÜ

Yeni bütçe dönemi ve harcama yetkisi!

A+A-

YENİ BİR BÜTÇE DÖNEMİNİN BAŞINDA UNUTULMAMASI GEREKENLER: DEMOKRASİNİN OLMAZSA OLMAZI BÜTÇE HAKKI VE HARCAMA YETKİSİ

Haziran ayı ile başlayan ve neredeyse yılın son gününe kadar uzanan bir dönemde, kamu idareleri bütçelerini hazırlama ve yürürlüğe koyma sürecini yaşamaktadır. Bu süreçle ilgili bir seri halinde kaleme almak istediklerim var. Bütçelemenin ne kadar önemli olduğunu ve ülkemiz kamu idarelerinde bu sürecin ne denli kötü yönetildiğini örnekleri ile ortaya koymak ve bütçe süreci ile mali yönetimin iyileştirilmesine katkı sağlayacak bir dizi önerilerimi bu seri yazılarım içinde okuyuculara aktarmak istiyorum. 

Bütçe Hakkı

Bütçe hakkı; kamu hizmetlerinin cinsi ve tutarı ile bu hizmetleri karşılayacak kamu gelirlerinin toplanması hakkında karar verme yetkisidir. Bir devletin tam egemenliğe sahip olabilmesi için, ülkesinin tüm mali işlemlerinin devlet elinde merkezileşmesi, tüm gelirlerin devlet bünyesine girmesi ve tüm harcamaların da devlet tarafından yapılması gerekmektedir.

Bütçe hakkının kazanılması mücadelesinde milletler önce vergi hakkını sonra da harcama yapılmasına ilişkin yetkiyi elde etmiş, gelirlerin ve giderlerin her sene yeni baştan tasdiki yani bütçenin yıllık onanması sisteminin kabulüyle de bütçe hakkı kavramı tamamlanmıştır.

Bütçe hakkı, demokrasilerin tarihi oluşum ve gelişim sürecinde, ulusların egemenliklerini, kamu gider ve gelirleri üzerindeki yetkilerini parlamentonun kullanımına devretmesiyle sistemleşmiş ve mali bir müessese olarak Anayasalarla düzenlenmiştir. Bu düzenleme çerçevesinde nerelere hangi kamu hizmetleri için ne miktarda harcama yapılması gerekeceğine ve bu harcamalar nedeniyle halka ne gibi mali yükümlülükler yükleneceğine millet adına karar verilmekte, meclisler ön izinle yürütme organına bütçe ile öngörülmüş gelirleri toplama, masrafları yapma ve borçlanma iznini vermektedir.     

Yerel yönetim meclisleri temelde ön izin verme ve denetim fonksiyonlarını yerine getirmektedir. Yerel yönetim meclislerinin en önemli görevlerinden birisi de bütçe yapılması ve bütçenin kabul sürecinde ortaya çıkmaktadır. Belediye meclis üyeleri seçimlerde halktan aldıkları harcama yapabilme yetkisini bütçelerle belediye bürokratlarına devretmektedir. Bütçe hakkı temelde halka ait olup, halk bu yetkisini belediye meclis üyelerine devretmekte, belediye meclis üyeleri de, bu yetkilerini bütçelerle ilgili harcama birimlerine devretmektedir. Bu çerçevede bütçeler rutin, sıradan, bürokratik dokümanlar değildir. Özcesi, bütçe yapılması ve bütçe üzerinde kullanılan yetkiler Meclisin en önemli görevidir.

Meclis bütçe ile gelirlerin nereden ve kimlerden alınacağını belirlediği gibi, bu kıt kaynakların hangi sınırsız ihtiyaçlara harcanacağının da belirlenmesini yapar. Kaynak dağılımı ve ihtiyaçlar arasında önceliklendirmenin yapıldığı bütçeler en temel makro politika araçlarındandır. 

Harcama Yetkisi

Bütçe hakkından doğan harcama yetkisi; Bütçe Kanununda verilen izin gereği kamu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kamu giderlerini yapan kuruluşlarca kullanılan yetkidir. Kamu gideri, harcama yapmaya yetkili olanlar tarafından yapılabilir. Her görevlinin harcama yapması söz konusu olmayıp, yasalarla bu konuda yetkili kılınmış olması ve harcamanın; yasal süreç içerisinde gerçekleştirilmesi gerekir.

Demokrasi ile yönetilen ülkelerde egemenlik millete aittir. Anayasa’mızda da “Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir.” hükmü yer almaktadır. Bu nedenle ülkemizde hem vergilendirme yetkisi hem de harcama yetkisi millete aittir. Millet bu yetkisini vekilleri aracılığıyla yürütür. Bu nedenle harcama yetkisi parlamentoya aittir.

Parlamentoların veya yerel meclislerin, tüm kamu sektörü için yapılan onbinlerce harcamayı kendisinin yapması mümkün değildir. Bu nedenle harcama yetkisi devredilmektedir. Bunun da yegâne yöntemi Bütçe Kanunlarıdır. Bütçe Kanunları ile parlamentolar harcama yetkilerini yürütme organlarına devreder. Bu nedenle yürütme organları, ancak bütçelerde öngörülen ödenek kalemlerinden ve öngörülen miktarlarda harcama yapabilirler; çünkü harcama yetkileri bununla sınırlıdır. Öngörülen ödenek miktarının üzerinde harcama yapmaları durumunda mezun edilmedikleri ve halkın yetki vermediği bir harcamayı yapmışlar demektir ki bu Sayıştay tarafından tespit edilip raporlanır. 

Parlamentolar ve yerel meclisler vermiş oldukları harcama yetkisini Kesin Hesap Kanunu ve Kesin hesap metinleri ile denetleyerek, yetki kullanımının doğru yapılıp yapılmadığını karara bağlar. 

Bir sonraki yazımda, katılımcı bütçeleme tekniklerini ve bütçe çağrısı hazırlanması konularını ele alacağım

Önceki ve Sonraki Yazılar