Dr. Erkan Karaarslan

Dr. Erkan Karaarslan

TERZİ FİKRİ VE KATILIMCI BÜTÇE

A+A-

Ülkemiz temel sorunlarından biri de yakın tarihte kimi önemli aktörlerin neleri başardıklarını ve neleri düşündüklerinin derinlemesine incelemelere konu edilmemesi, edilenlerin de toplum tarafından ilgi ile karşılanmamasıdır. 

Bugünkü konumuz Terzi Fikri…

1938 yılında Ordu-Fatsa'nın Kabakdağı köyünde doğdu. Ailesinin ihtiyacı üzerine ilkokuldan sonra bir terzinin yanında çırak olarak çalışmaya başladı. 1979 yılında belediye başkanı Nazmiye Komitoğlu'nun vefatı nedeniyle yapılan ara seçimde, bağımsız belediye başkan adayı oldu ve 14 Ekim 1979'da seçimi kazandı. Seçildikten sonra Fatsa'yı özelliklerine göre 11 bölgeye ayırarak halk komitelerini oluşturdu ve iki ayda bir yapılan halk toplantılarıyla halkın belediye yönetimine katkıda bulunmasını sağladı. Bu komitelerin üyeleri bu toplantılarda belediye çalışmalarını denetler, gerekirse komite üyelerini görevlerinden alırlardı.

11 Temmuz 1980'de ilçeye "nokta operasyonu" diye tabir edilen bir askerî operasyon düzenlendi. Operasyondan önce Fatsa AP, CHP ve MSP ilçe başkanlarının yaptıkları "Fatsa'da komünist işgal yoktur. Fatsa'da ateş ile barut yok, böylesine huzurlu bir yerde olay çıkartmayı istemek niye?" açıklamaları bile operasyonu durdurmaya yetmedi. 11 Temmuz günü gözaltına alınan Fikri Sönmez, cezaevinde işkence gördü ve 4 Mayıs 1985 günü cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

Görüldüğü üzere, bundan kırk sene önce kurduğu mahalle temsilcilikleri ile yönetimi paylaşan ve ülkemiz yerel yönetim anlayışında ilk modern katılımcı bütçe uygulamalarını hayata geçiren ve literatürde kendisine hiçbir atıf yapılmayan bir belediye başkanı bu topraklarda yaşamıştır. Ülkemizde iyi yönetim adına ilkleri başaranlara, örnek oluşturanlara, literatür oluşturanlara selam olsun.

Katılımcı Bütçe Uygulamaları

1-Bugünkü meri mevzuatımızda belediyeler için öngörülen kent konseyleri katılımcı bütçe uygulamaları için iyi örnektir. Ancak bütçe hazırlık süreci ile organik bir bağı kurulmayan kent konseyi çalışmaları nedeniyle, kent konseyleri katılımcı bütçe uygulamasına katkı sunamamaktadır. 

2-Yine; performans programı hazırlıklarında swot analizi yapılması ve dış paydaş görüşlerine başvurulması katılımcı bütçe için önemli bir araçtır; ancak gerek bahse konu analizlerin sağlıklı yapılmaması, gerekse performans programı ile bütçe arasında olması gereken kuvvetli bağın kurulmamış olması nedeniyle bu katılımcı bütçe aracı da etkin kullanılamamaktadır. 

3-Kimi belediyelerdeki kurulmuş olan kadın meclisi, çocuk meclisi, engelli meclisi, yaşlı meclisi ve mahalle meclisleri gibi iyi niyetli uygulamaların katılımcı bütçe açısından faydalı olduğu söylenebilse de bütçe hazırlık süreciyle bağı kurulmayan, yaptırımı olmayan, denetimi olmayan ve izleme değerlendirme prosedürü bulunmayan bu meclis kararlarının da katılımcı bütçe açısından etkin olduğu söylenemez. 

Sonuç olarak
Esasında katılımcı bütçe hazırladığını iddia eden yerel yönetimlerin bundan önceki süreçte bütçe çağrılarında, katılımcı bütçeyi nasıl oluşturduklarının ilke ve süreçlerini görmediyseniz bu iddianın da gerçek dışı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Aslında bütçe halka ait bir yetkinin harcama yetkililerine seçilmiş meclis üyeleri eli ile sınırları çizilmiş bir şekilde devredilmesidir. Meclis üyesi halkın temsilcisidir ve halk adına karar veren kişidir. Bu yönüyle meclis üyeleri eliyle kullanılan bütçe hakkı devredilemez niteliktedir. Katılımcı bütçe uygulamalarıyla meclise ait bütçe hakkına müdahale edilmesi toplumun en üst sözleşmesi olan Anayasamıza da aykırıdır. Bu çerçevede; katılımcı bütçenin hayat bulduğu ve ete kemiğe büründüğü temel yer stratejik planlardır.

Literatürde yer alan yazımıza aykırı olan hususların yazımızda anılan şekle dönüştürülmesi dileği ile Terzi Fikriyi saygıyla ve rahmetle anıyorum.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar